ILETISIM DÜNYAMIZ

ILETISIM DÜNYAMIZ

Fevzi BOZKURT
Politika


Iletisim sevgi dolu bir iliskiyi kurup sürdürebilme becerisidir. Gerçekten bir iliskinin baslamasi zordur ve bu iletisim daim ettirmemiz bundan daha zordur. Insanoglu karsisindakilere ilk görüsmelerinde olan duygulari, mesela beni anlar mi, acaba nasil birisidir, kedisiyle anlasabilir miyim, su soruyu sorsam nasil bir tepki verir, bana kizar mi gibi sorulari kendi içimizde sorariz. Ilk görüsmelerde insanlarin içindeki bazi kuruntular ve iletisimin baslamasinin zorlugudur bunlar. Hadi diyelim bunlari geçtik. Peki önümüzdeki günlerde nasil olacak, belki bu kisiyle bir ömür hayatimizi birlikte geçirecegiz, beraber uyuyup beraber gezecegiz, beraber üzülüp beraber sevinecegiz, kisacasi iki yarim insan iken bir insan olacagiz, bu gerçekten de zor bir durumdur. Bu örnegi evlilik üzerine verdim. Peki ya sosyal hayatimiz, is hayatimiz, akrabalar, komsular, çevremiz vs. daha neler neler.
 
Insanoglu tek basina kalir mi, kalir. Çevresinden yakinlarindan hayatin zorluklarindan psikolojik durumundan dolayi bunalir ve gider. Alir basini vatanindan uzaklasir çok uzak bir ülkede herkesten uzak hayatini tek basina devam ettirmeye karar verir. Ama bazi ihtiyaçlari için hayatini devam ettirmesi için çevresiyle bir irtibati olacak, iletisim kurmak zorunda kalacak. Kimse bu devirde ben bunu yaparim demesin. Kesinlikle bir ekmek için un için de olsa iletisim kurmak zorunda kalacaktir. Insanlar ile iletisim kurariz ancak bu iletisimimiz saglikli midir! Herkesin agzi var konusur ama karsimizdakilere anlatacaklarimizi layikiyla anlatabiliyor muyuz, iletmek istedigimiz mesajimizi dogru olarak ulastirabiliyor muyuz. Asil bunlar önemli.
 
Halk arasinda yapilan anketler sonucunda iletisim denilince akla ilk konusmak geliyormus. Ne kadar dogrudur bilmem ancak bana sorulmus olsaydi empati kurmak ve ilgi göstermek oldugunu söylerdim. Insanlarin ne konustuguna degil nasil konustuguna bakmak ve bunu uygulamak gerekir.
 
Bazi sicakkanli insanlar vardir veya biz böyle oldugunu söyleriz. Bu kisiler bizim gibi standart insanlardan bir adim daha öndelerdir. Neden mi? Çünkü sicakkanli olmalari bir yetenekleri oldugu anlamina gelir. Iletisim kurmak bir yetenek isidir aslinda. Bir ortama girdigimizde hemen çevredekiler ile anlasabilmek, kaynasabilmek, onlara duygu ve düsüncelerimizi rahat bir sekilde aktarabilmek herkesin yapabilecegi bir is degildir.
 
Yazarin bir hukukçu arkadasina sordugu soruya göre; Adliyelerde hakimlerin ve savcilarin altindan kalkamayacagi kadar çogalan dava dosyalarinin içinde, toplumda yasanan iletisim kazalari ve problemleriyle ilgili olan dosyalarin payi ne kadardir? Aile içindeki çatismalar, sahislar arasi öfke sonucu gerçeklesen olaylar, is yenlerindeki problemler, hakaret, siddet gibi olaylari kapsayan dosyalar çikarilirsa geriye ne kadar dava dosyasi kalir? Sorusuna istinaden verilen cevap ise dava sayilarinin en azindan yari yariya azalacagini söylemesidir. Gerçekten söyle bir düsündügümüz zaman ve gündemi takip ettigimiz zaman her gün onlarcasi çesitli sebeplerden dolayi öldürülüyor, kazalar oluyor, huzursuzluklar oluyor vs. bunlarin hepsi bir davadir, hayatimizi ve aklimizi mesgul etmektedir.
 
Mahkeme koridorlarinda ayakkabi eskitmemek için aile düzenimize ve çevremizle olan iletisimimize özen göstermek için; güler yüzlü olmali, olumlu olmali, ilgi göstermeli, insanlara deger vermeli, dinlemeli, empati kurmali, önyargili olmamali ve dis görünüsümüze giyimimize özen göstermeliyiz ki karsi tarafa gerçekten vermek istedigimiz mesaji verelim, anlatmak istedigimizi tam olarak anlatalim.
 
Saglikli bir iletisim kurmak için iki insanin yüz yüze bulunmasi gerekiyor. Iki kisinin karsilikli muhabbet ettigi, birbirlerinin sözünü kesmeden dinledikleri, empati kurabildikleri bir zamandir. Karsimizdaki kisinin bizi dinlemeye hazir olmasi gerekiyor, akli is yerindeyse, çocugu hasta ise yani akli baska bir yerdeyse o sahis iletisim kurmaya hazir degildir. Ayrica zamana da ihtiyacimiz da vardir. Acelesi olan bir insanla iletisim kuramayiz. Yabanci kelimeleri agirlikta kullanan sahisla iletisim de zordur. Bilmedigimiz kelimeleri kullanmakta bize fikir yürütme gös bildirme durumu birakmamaktadir. Sevgi saygi ile duygu ve düsüncelerimizi ortaya koymaliyiz, sadece bilgi alisverisi çerçevesinde iletisim kurmamaliyiz.
 
Yazar iletisim çesitlerini çesitli konular altinda ele almistir. Bunlar; anne karninda iletisim, çocuklarla iletisim, gençlerle iletisim, ögrencilerle iletisim, basari ve iletisim, kendimizle iletisim, esimizle iletisim, engellilerle iletisim, yaslilarla iletisim, hastalarla iletisim, çevremizle iletisim, is yerinde iletisim, telefonla iletisim, toplulukla iletisim ve renklerle iletisim olarak ele almistir.
 
Anne Karninda Iletisim: Anne rahmine düsen ilk tohumlarla dokuz aylik fiziksel gelisimini tamamlayan bebek ikinci hayatina baslar. Bebek anne karnindayken sadece fiziksel gelisimini tamamlamaz, bütün hayati boyunca kendisi üzerinde etkili olacak bütün özelliklerini almaktadir. Nasil ve kimden almaktadir? Annesinin bulundugu ortamdan, annesinin psikolojik durumu ve yapisindan, anne-babanin konustuklarindan, çevresinden isittiklerinden ve ebeveynlerin yedikleri içtiklerinden bebek etkilenmekte ve hafizasina kaydetmektedir. Ebeveynler annenin hamileligi süresi boyunca çok dikkatli olmali. Hani derler ya hamile bayana senin yükün var agir seyler kaldirma diye, ha iste tam olarak dikkat istenilen sey bu degil. Tabi ki dikkatli olunmali ancak uzmanlarin dediklerine göre bebek dis dünyada olan bitenden kesinlikle haberdarmis megersem. Aslinda bebek anne rahminin disinda olanlardan habersiz degil. Gebeligini dikkatle takip eden anne gelecekte çok güzel bir evlat yetistirecegini unutmamalidir. O minnacik bebekler dünyaya merhaba demeden önceki sessiz dünyalarinda bizim farkina varamadigimiz birçok olayi hissetmektedirler.
 
Yazarin verdigi örnegi özetmek gerekirse ki beni de çok etkilemistir; geçmis zamanin beyaz insanlari gelismek ve daha ileride olmak için bir deney ve arastirma yapmak istemisler. Arastirmayi da Kongo ülkesindeki hamile köleler üzerinde yapmislar. En iyi kölenin efendisine karsi denileni yapmali, pisirik ve itaatkar olmaliymis. Anne adaylarinin hepsini bir meydanda toplamislar. Içlerinden dokuz aylik bir hamile bayani manciniga baglayarak herkesin gözü önünde firlatmislar. Kadin ve bebeginin parçalanmasini bütün hamile kadinlar korku ve dehset içerisinde izlemisler. Bunu her ay tekrarlamislar. Hamile kadinlar üzerinde acaba bana sira ne zaman gelecek düsüncesi, korku, aci ve panik duygulari içerisinde gebeliklerini tamamlayan anneler bebeklerini dünyaya getirirler. Ama bu bebekler beyazlarin istedigi gibi efendilerinin dediklerini sorgulamadan yapacak, itaatkar, boynu bükük bebekler olacakti ve aynen öyle oldu. Çünkü bebek annesinin korku, aci ve panik içerisindeki durumunu mesaj olarak almisti.
 
Çocuklarla Iletisim: Gelecegimiz ve gözbebegimiz olan çocuklari yetistirmek için çabalayip durmaktayiz. Bizler çocuklarimizin gelecegi için çaba göstermekte, iyi bir egitim almasi için, iyi bir isi olmasi için, en iyi okullarda okumasi için, evi arabasi olmasi için hayatimizdan bir parça kopariyoruz. Ancak asil önemli olan evlatlarimizin biz ati kendileriyle tam olarak ilgilenmiyor ihmal ediyoruz. Evlatlarimizin maddi olarak neyi isteyip istemediklerini bilmekteyiz. Ancak ergenlik çagi olsun bütün gelisim dönemlerini, sosyal çevresini, arkadaslariyla olan iletisim durumlarini, nelere özlem duyduklarini, duygu ve düsüncelerini kisacasi derin mevzularini yeterince arastirmamiz gerekiyor. Çocuklarimizin saglikli olup olmadiklarini biliyoruz fakat çevresiyle olan saglikli iletisim ve problem çözme yeteneklerini bilmiyoruz. Bilinçli bir ebeveyn olmali gerekli arastirmalari yaparak çocuklarimizin ev araba gibi maddi ihtiyaçlarindan ziyade, duygu ve düsünceleri yönünde bilinçlenmemiz gerekiyor.
 
Yazarin anlattiklarindan ziyade benim de bu konuda belirtmek istedigim bir konu; çocuklarimizi yetistirirken Islam egilimli olarak da yetistirmeliyiz. Sadece bu dünyada sinirli kalmamali ötelerden de bahsetmeli, evlatlarimiza ötelerin de oldugunu, asil hayatin oralarda oldugunu da ögretmeliyiz. Bunu ögrenmesi için gerekli sartlari olusturmali örnek olmaliyiz.
 
Gençlerle Iletisim: Hiç uzaga degil, hemen yani basimizdaki gençlerimize söyle bir bakalim, hatta yetiskin bir evladimiz var ise ona bir bakalim. Aile yuvasindan ayrildiktan sonra keske bir gözümüz onun üzerinde olsa da acaba ne düsündügünü, hayata nasil baktigini, sikintilarinin ne oldugunu ögrensek. Gençlerimiz yazarin tabiriyle test ve tost arasinda sikismis bir dünyada hayatini daim ettirmekte. Gençlerimizi anlayan insanlar çok azinliktadir. Insanlar günümüzdeki hayatta belirli bir kosusturmaca içerisinde, çevreleriyle is yerindeki arkadaslariyla belli bir iletisim içerisinde fakat yani basinda duran evlatlari ile saglikli bir iletisim içerisinde degillerdir. Gençlerin dünyalarina inemiyoruz ve onlari tam olarak anlayamiyoruz. Biz de onlarin yaslarindan geçtik fakat anlamakta zorluk çekiyoruz.
 
Ögrencilerle Iletisim: Okul Asil ögrencilik anne karninda basliyor diyebiliyoruz. Annenin duygu ve düsünceleri yaptiklari bebegini etkilemis oldugunu söylemistik. Ilkögrenimlerini anne karninda almisti bebek. Sonralari çevresiyle arkadaslariyla ögretmenleriyle iletisimine devam etmekte insan. Hayatimizdan bir parça koparip çokça çabalayip fedakarlikta bulunarak evladimizin okuyup adam olmasi içindir. Ögrenim, çocuklarimiz için hayattaki en önemli süreçler içerisinde yerini almaktadir. Okulundaki disipline arkadaslari ve ögretmenleri ile olan iletisimine alismasi gereken çocuklarimizi yakindan takip etmeli ilgilenmeliyiz.
 
Basari ve Iletisim: Basarili olmak için çalismali, çalismak için de dogru bir iletisim planimizin olmasi gerekir. Basari insani motive eder, motive olmus insanda problemsiz bir hayat, çevresiyle mutlu bir yasam ve saglikli bir iletisim kuran insan olup karsimiza çikar.
 
Kendimizle Iletisim: Sosyal hayatta basarili olan kisinin önce kendisi sonra ailesi ve yakin çevresi sonra da diger insanlar ile olan saglikli iletisimine bakilmali örnek alinmalidir. Insan önce kendisini tanimali ve kendisiyle barisik olmalidir. Kendinde bir problem olan kisi baska insanlara da ayni gözle bakabilir, önyargili olabilir. Bu gibi konulari asmali kendimizi tanimaliyiz.
 
Esimizle Iletisim: Evliligin yapi taslarindan birisi de eslerin birbirlerini saglikli bir sekilde anlamalari, her türlü iletisimlerini saygi sevgi çerçevesinde devam ettirmeleridir. Ne mutlu ki birbirleriyle uyumlu olan eslere. Bu uyumluluklari çocuklarina anne babalarina ve çevresinde bulunan insanlara yansimaktadir. Nasil mi yansimakta, tabiki olumlu bir sekilde yansimaktadir.
 
Engellilerle Iletisim: Anne babanin özürlü bir çocuga sahip olmasi gerçekten zor bir durumdur. Ebeveyn artik yasamini özürlü çocuguna göre düzenleyip ona göre arastirma yapacaktir. Belki bunu kabullenemeyecektir veya kabullenmekte zorlanacaktir. Ailede engelli çocuktan dolayi bazi psikolojik sorunlar olacaktir. Ama hiçbir sey için hayatin sonu degildir. Ülkemizde ve dünyadaki birçok yerde engelli vatandaslar çesitli isler yapmakta, is sahibi olmakta ve hayatlarini fazla iyi olmasa da devam ettirmekteler. Bize düsen kendi hallerimize sükretmek, engelli yakinlarimiza yardimci olmaktir.
 
Yaslilarla Iletisim: Her insana belki yaslanmak nasip olmaz, belki yasliligi görmeden hayattaki baglantisi kopabilir. Ailesine veda edebilir, ailesiyle iletisimi kopabilir. Günümüzde gençler evlendiklerinde geçmisteki gibi bütün yakin akrabalarin bir konakta yasadigi gibi yasamamaktadirlar. Kendini ve esini alip baska bir eve tasinmaktadir. Ihtiyar büyükleriyle olan birlikteliklerine bir sekte vurmaktadirlar. Aslinda her ne kadar günümüzde büyüklerimizden ayri kalmaya mecbur kalsakta, büyüklerimizin her zaman yaninda olmali onlarin görüs ve düsüncelerini almaliyiz.
 
Hastalarla Iletisim: Hastaligin bir kaza gibi nasil ve nereden geldigini bilimeyiz. Hastalik geldiginde niye baskasina degil de bana geldi diyebiliriz. Aslinda çok yanlis bir kelimedir. Hayatta yaptigimiz bir yanlistan dolayi bir hatadan dolayi basimiza bu gibi uyarilarin geldigini bilmeliyiz. Hastaligimizla ilgili olarak gerekli arastirma yapmali, yapamiyorsak da bu konuda yakinlarimizin bizi bilgilendirmesini istemeliyiz. Bizim yanimizda olan yakinlarimiz sayesinde gerekli güven bizde olusur ve hastaligimizla bas edebiliriz. Hastaligimizla bas edemedigimize karar verdigimiz zaman bir uzman yardimi almamizda fayda vardir.
 
Çevremizle Iletisim: Arkadaslarimiz ve yakinlarimizda bulunan insanlar ile bazen ayaküstü bazen misafirliklere giderek sohbetler eder hal hatirlarini sorar çaylarini içmekteyiz. Bu muhabbetlerimiz yüz yüze yapilmaktadir genel itibariyle. Karsimizdakilere bazi mesajlar vermekte ve almaktayiz. Bu mesajlar dogrultusunda sinirlenmekte, sevinmekte, üzülmekte veya degisik duygu ve düsüncelere girmekteyiz. Bu durumlarda arkadasliklar dostluklar kurulmakta ve bazi önyargilarimiz olusmaktadir. Yaptigimiz bu iletisim sonucunda hayatimizda bir degisiklik olmaktadir.
 
Is Yerinde Iletisim: Ülkemizde bir is sahibi olmak için verilen ugras artik yetmiyor. Is sahibi olduktan sonra bulundugumuz is yerinde kalabilmek, ise ve arkadaslarimiza uyum saglayabilmek bir zor oluyor gibi. Günümüzün yarisini isimizde geçiriyor, özel ve ev ihtiyaçlarimiz için de vaktimiz kisitlaniyor. Bu durumda evimizde mutsuz oluyor, aile içi huzursuzluklar meydana geliyor. Her ne kadar olumlu sartlar var ise de hayatlarimizin daimi için mutsuzluk kaçinilmazdir.
 
Telefonla Iletisim: Artik bir cep telefonu hemen hemen herkesin cebinde. Telefonu evden çikarken unuttuk mu vah halimize, acaba kim aradi, niçin aradi sorulari içimizi yer. Gündelik yasamin hatta bütün yasamimizin olmazsa olmazlarindandir telefon.
 
Toplulukla Iletisim: Insanoglunun genel bir sorunudur toplum karsisinda konusamama durumu. Mahcup olma ve becerememe duygumuzun bastirmasidir nedeni. Genellikle böyle bir durumu olan kisiler ya ortada ya da arkalarda bulunurlar. Örnek verecek olursak okulda ögrenci dersteki konuyu bilmesine ragmen, yine de parmak kaldirip o konu hakkinda düsüncelerini ifade edememektedir.
 
 
Renklerle Iletisim: Hayatimizda anlamlar yüklenilen renkler, çesitli motifler yüklenerek bizim iletisim dünyamiza girmektedir. Hemen hemen her rengin kullaniminda çagristirdigi bazi anlamlar olmakta, karsi tarafa bazi mesajlar vermekteyiz. Is yemek toplantilarinda, çesitli etkinliklerde vermek istedigimiz mesajlari iletmek için renkler bize yardimci olur. Renklerin günlük yasantimizda kullanimini ve iletmek istedigimiz mesaji gayet iyi seçmeliyiz. 
 
ILETISIM DÜNYAMIZ
HAYATI ODABASI
HAYAT YAYINLARI

Benzer Kitaplar